Ölümsüzlük ve Sanat

İnsanımızın sanat konusunda kafası neden karışık? Ölümsüzlük iksirinin tarifi var mı? İkisinin cevabıda bu yazının sonunda. 

Sanat deyince nedense insanımız geriliyor ve ben anlamam moduna giriyor. Daha iyi anlaşılmak, gördüğünü göstermek için yapılan eserleri neden anlamak istemiyoruz? Bana sorarsanız empati yapamıyoruz. Sanatçının gözünden hayata bakmaya zahmet etmiyoruz. Halbuki bu bize farklı deneyimler yaşama fırsatı sunuyor. Farklı hayatlara en önden dokunma şansı veriyor. Örneğin Gogol’un Palto kitabı. Petersburg ayazını oturduğumuz yerden, çayımızı içerken yememizi sağlıyor. Akakiyeviç oluyoruz kitap bitene kadar. Onunla endişeleniyor, onunla geziyoruz sokaklarda. Tabi kendinizi veriyor, karakteri benimsiyorsanız. Arkadaşlarıma bahsederim bazen ve bana ‘’Bize kendi derdimiz yetiyor bir de başkalarının derdini mi yüklenelim’’ derler. 

Halbuki bilse Akakiyeviç neler yaşıyor, bir nebze unutacak kendi derdini. Dert bir kenara, âşık olmak için can attığımız şu günlerde neden deneyimlemiyoruz aşkı? İlla Kafka’nın böceği olmamıza da gerek yok. Shakespeare’ın Romeo’su olalım. Kendimizi çok hafife alıyoruz bazen, duyguyu hissedemediğimizi iddia ediyoruz. Kendinizi serbest bırakın biraz. Hatta size hazır kış geliyorken bir öneride bulunayım. Hem kürküm olsun hem de Madonna olayım diyorsanız, 

‘’Kürk Mantolu Madonna’’ tam size göre… 

Gelelim şu ölümsüzlük iksirine. 

Soranınız oldu mu bilmiyorum ama ‘’En büyük korkun ne?’’ bana en çok sorulan sorulardandır. Sorulmadıysa ben sormuş olayım. Burda biraz düşünün. Benim cevabım ‘’Unutulmak’’ olmuştu. İçimi acıtan bir duyguyla söylemiştim. Hepimiz öleceğiz ve doğal olarak unutulacağız. Unutulmak ve ölüm benim için neredeyse aynı anlama gelir. Bu yüzden unutulmamanın formülü bize ölümsüzlüğü verir. 

Hayata eserinizi, başarınızı hatta sevginizi bıraksanız bile unutulmazsınız. İlla birini seçmenize de gerek yok, yapabiliyorsak hepsini yapalım. Ben çocukluğumdan beri macera ve lise boyunca polisiye okuduğum için kitap yazmayı tercih ettim. Kuruntulu biriyimdir ve bu bana polisiye için güzel ürünler sunar. Bir gün arkadaşımla senaryo yazma oyunu oynarken aklıma gelen ve içimi kıpır kıpır eden o konuyu kitap haline getirdim. Şu an birçok kitap sitesinde satışta. İçim bir nebze olsada ferah diyebilirim çünkü beni yaşatacak birileri olduğuna inanıyorum. Sizde lokman hekimin kaybettiği o ölümsüzlük iksirini aramayın derim. Gelin sevgimizle, dünyaya bıraktığımız iyiliklerle ölümsüzleşelim. Ölümsüzleşen kırışmış suratlarımız değil, hatırlanan gülüşlerimiz, iyiliklerimiz olsun.

Mücahid Günseren

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: